Şener Üşümezsoy: Yedisu Fayı senaryoları güncelliğini yitirmiş modellere dayanıyor
Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Kuzey Anadolu Fayı boyunca yürütülen deprem tahminlerinin eski verilere dayandığını belirterek Bingöl, Erzincan ve Karlıova hattında yeni analizler yapılması çağrısında bulundu.

TURKEY —
Gerçekler
- Üşümezsoy, Yedisu Fayı'nın 1784'ten beri kırılmadığı söyleminin tek başına yeterli olmadığını söyledi.
- 1939 Erzincan depremi sonrası stres yüklenmelerinin farklı fay segmentlerini etkilediğini belirtti.
- 2012'de işaret ettiği Sivrice Fayı ve Kumburgaz-Silivri hattındaki depremlerin gerçekleştiğini savundu.
- 1949 Karlıova kırığı ile 1992 Erzincan depremi arasındaki segmentlerin ayrıntılı incelenmesi gerektiğini ifade etti.
- Mevcut modellerin 1999 Marmara depremi öncesi Ross Stein ve Aykut Barka'nın Coulomb stres transfer çalışmalarına dayandığını iddia etti.
- Adalar Fayı'nda 1894 depremi nedeniyle önemli stres boşalımı yaşandığını, 1999 sonrası stres aktarımı görüşüne katılmadığını söyledi.
- İznik Gölü'nden geçen fay senaryolarının 1999 sonrası verilerle desteklenmediğini belirtti.
Yedisu Fayı tartışmalarına eleştirel bakış
6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin ardından yeniden gündeme gelen Yedisu Fayı tartışmalarına Prof. Dr. Şener Üşümezsoy sert bir eleştiri getirdi. YouTube kanalında konuşan Üşümezsoy, Kuzey Anadolu Fayı boyunca yürütülen deprem senaryolarının büyük ölçüde güncelliğini yitirmiş modellere dayandığını iddia etti. Özellikle Bingöl, Erzincan ve Karlıova hattındaki değerlendirmelerin yeniden ele alınması gerektiğini vurguladı. Üşümezsoy, kamuoyunda sıkça tekrarlanan "Yedisu Fayı 1784'ten beri kırılmadı" ifadesinin bilimsel bir sonuç üretmek için yeterli olmadığını söyledi. Deprem riskinin yalnızca geçmiş kırılmalara değil, güncel stres transfer modellerine dayanarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. 1939 Erzincan depremi sonrası oluşan stres yüklenmelerinin farklı fay segmentlerinde etkili olduğuna dikkat çekti.
2012 öngörüleri ve gerçekleşen depremler
Üşümezsoy, 2012 yılında yaptığı açıklamalarda üç ayrı bölgeyi işaret ettiğini hatırlattı. Bunlardan birinin Sivrice Fayı, diğerinin ise Kumburgaz-Silivri hattı olduğunu söyledi. 2020'de meydana gelen Elazığ Sivrice depremi ve 2026 Marmara depremine ilişkin öngörülerinin gerçekleştiğini savundu. Yedisu Fayı konusunda ise daha kapsamlı araştırmalara ihtiyaç olduğunu dile getiren Üşümezsoy, özellikle 1949 Karlıova kırığı ile 1992 Erzincan depremi arasında kalan segmentlerin ayrıntılı biçimde incelenmesi gerektiğini kaydetti. Kırılmamış fay uzunluğu net biçimde belirlenmeden olası deprem büyüklüğüne ilişkin kesin yorum yapmanın mümkün olmadığını ifade etti.
Eski modeller ve yeni segment analizleri
Üşümezsoy, deprem riskine yönelik yorumların önemli bölümünün 1999 Marmara depremi öncesinde geliştirilen Coulomb stres transfer modellerine dayandığını belirtti. ABD'li araştırmacılar Ross Stein ve Aykut Barka'nın çalışmalarına atıfta bulunan Üşümezsoy, bu yaklaşımların uzun süredir tekrarlandığını ancak yeni segment analizlerinin yeterince değerlendirilmediğini söyledi. Kuzey Anadolu Fayı boyunca Erzincan'dan başlayıp Tokat, Bolu, Sakarya ve Marmara'ya kadar uzanan kırılma zincirine dikkat çeken uzman isim, Bingöl Fayı, Ovacık Fayı ve Yedisu hattındaki stres birikiminin yeniden hesaplanması gerektiğini savundu.
Marmara ve Adalar Fayı'nda farklı görüş
Üşümezsoy, Marmara Denizi içerisindeki Adalar Fayı tartışmalarına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. 17 Ağustos 1999 Gölcük depreminden sonra stresin Adalar hattına aktarıldığı görüşüne katılmadığını belirten uzman, 1894 depremi nedeniyle bölgede önemli ölçüde stres boşalımı yaşandığını öne sürdü. Ayrıca İznik Gölü'nden geçen ve Kuzey Anadolu Fayı'nın devamı olarak değerlendirilen bazı senaryoların da 1999 sonrası elde edilen verilerle yeterince desteklenmediğini söyledi. Deprem değerlendirmelerinde genel kabuller yerine, doğrudan fay segmentlerine dayanan somut analizlerin ön plana çıkarılması gerektiğini vurguladı.
Bilimsel yöntem çağrısı
Üşümezsoy'un açıklamaları, Türkiye'de deprem riski değerlendirmelerinde kullanılan yöntemlere yönelik önemli bir eleştiri niteliği taşıyor. Uzun yıllardır aynı modellerin tekrarlandığını, yeni verilerin göz ardı edildiğini iddia eden Üşümezsoy, bilimsel yaklaşımın güncellenmesi gerektiğini savunuyor. Özellikle Yedisu Fayı gibi kritik hatlarda yapılacak çalışmaların, geçmiş kırılma tarihlerinin ötesine geçerek güncel stres birikimini ve segment bazlı analizleri içermesi gerektiğini belirtiyor. Bu yaklaşım, deprem tahminlerinin güvenilirliğini artırabilir.
Gelecek senaryoları ve belirsizlikler
Üşümezsoy'un uyarıları, Kuzey Anadolu Fayı boyunca beklenen büyük depremlere ilişkin senaryoların yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Özellikle Bingöl, Erzincan ve Karlıova bölgesinde yapılacak yeni analizler, olası depremlerin zamanlaması ve büyüklüğü hakkında daha sağlıklı tahminler yapılmasını sağlayabilir. Ancak Üşümezsoy'un kendisi de, kırılmamış fay uzunluğu netleşmeden kesin yorum yapılamayacağını kabul ediyor. Bu nedenle, önümüzdeki dönemde yapılacak saha çalışmaları ve stres transfer modelleri, deprem riskinin gerçekçi bir resmini çizmek için kritik öneme sahip.
Özet
- Şener Üşümezsoy, Yedisu Fayı senaryolarının eski modellere dayandığını ve güncellenmesi gerektiğini savunuyor.
- 2012'de işaret ettiği Sivrice ve Kumburgaz-Silivri hatlarındaki depremlerin gerçekleştiğini belirtiyor.
- 1949 Karlıova ve 1992 Erzincan depremleri arasındaki segmentlerin ayrıntılı incelenmesi çağrısı yapıyor.
- Mevcut modellerin 1999 öncesi Stein ve Barka çalışmalarına dayandığını, yeni segment analizlerinin ihmal edildiğini iddia ediyor.
- Adalar Fayı'nda 1894 depremiyle stres boşalımı olduğunu, 1999 sonrası stres aktarımı görüşüne katılmıyor.
- Deprem değerlendirmelerinde genel kabuller yerine fay segmentlerine dayalı somut analizlerin ön plana çıkarılması gerektiğini vurguluyor.


Galatasaray, Samsunspor karşısında galibiyete ulaşırsa şampiyonluğunu ilan edecek

Amed Sportif Faaliyetler, Iğdır FK ile 3-3 berabere kalarak Süper Lig'e yükseldi

Amedspor'un Süper Lig biletini belirleyecek Iğdır FK maçı bugün: İkinci sıradaki Diyarbakır ekibi galibiyetle tarih yazmayı hedefliyor
