Türkiye ve Suudi Arabistan Arasında Vize Muafiyeti Anlaşması İmzalandı
Diplomatik ve hususi pasaport sahipleri için seyahatleri kolaylaştıran anlaşma, iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleşme sürecinde önemli bir adım olarak görülüyor.

TURKEY —
Gerçekler
- Türkiye ve Suudi Arabistan arasında diplomatik ve hususi pasaport sahiplerine yönelik vize muafiyeti anlaşması imzalandı.
- Anlaşma, 6 Mayıs'ta Ankara'da düzenlenen Türk-Suudi Koordinasyon Konseyi Üçüncü Toplantısı kapsamında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan Al-Suud tarafından ele alındı.
- Türk diplomatik ve hususi pasaport hamilleri Suudi Arabistan'a vizesiz seyahat edebilecek.
- Suudi Arabistan vatandaşları zaten Türkiye'ye vizesiz seyahat edebiliyor.
- Anlaşmanın hac ve umre dışındaki turistik seyahatleri kapsadığı değerlendiriliyor.
- Türk-Suudi Koordinasyon Konseyi, Cemal Kaşıkçı cinayeti sonrası askıya alınmıştı ancak 2021'den sonra ilişkiler normalleşti.
- Konseyin ikinci toplantısı 18 Mayıs 2025'te Riyad'da yapıldı.
İki Ülke Arasında Seyahat Kolaylığı Sağlayan Anlaşma
Türkiye ile Suudi Arabistan arasında diplomatik ve hususi pasaport sahiplerini kapsayan bir vize muafiyeti anlaşması imzalandı. Bu gelişme, iki ülke arasındaki seyahatleri önemli ölçüde kolaylaştıracak bir adım olarak öne çıkıyor. Anlaşma, uzun süredir devam eden diplomatik temasların bir meyvesi olarak değerlendiriliyor. Anlaşma, Türk diplomatik pasaportu taşıyanların yanı sıra, kamuoyunda 'yeşil pasaport' olarak bilinen ve üst düzey devlet memurları, belirli kamu görevlileri ile ihracatçılar ve ailelerine verilen hususi pasaport sahiplerinin Suudi Arabistan'a vizesiz giriş yapmasına olanak tanıyor. Bu durum, resmi ve ticari ziyaretler için seyahat edenlerin bürokratik süreçlerini azaltacak. Öte yandan, Suudi Arabistan vatandaşlarının zaten Türkiye'ye vizesiz seyahat edebiliyor olması, anlaşmanın karşılıklılık ilkesiyle daha da anlam kazandığını gösteriyor. Bu durum, iki ülke arasındaki turizm ve iş ilişkilerinin daha da canlanması için zemin hazırlıyor.
Anlaşmanın İmza Süreci ve Tarafları
Vize muafiyeti anlaşması, 6 Mayıs'ta Ankara'da gerçekleştirilen Türk-Suudi Koordinasyon Konseyi Üçüncü Toplantısı'nın marjında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan Al-Suud'un bir araya gelmesiyle imzalandı. Bu toplantı, iki ülke arasındaki üst düzey diplomatik ilişkilerin ne kadar yoğunlaştığının bir göstergesi. Türk-Suudi Koordinasyon Konseyi, 2016 yılında kurulmuş ve ilk toplantısını 2017'de Ankara'da gerçekleştirmişti. Ancak, 2018 yılında İstanbul'daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğu'nda gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesi olayı sonrası iki ülke arasındaki ilişkilerde yaşanan gerilim nedeniyle konseyin faaliyetleri askıya alınmıştı. Bu olayın ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Suudi yönetimine yönelik sert eleştirileri, ilişkilerin ne denli zedelendiğini ortaya koymuştu. Ancak, 2021 yılından itibaren başlayan normalleşme süreciyle birlikte konseyin faaliyetleri yeniden canlandı. Konseyin ikinci toplantısı, 18 Mayıs 2025 tarihinde Riyad'da gerçekleştirildi.
Anlaşmanın Kapsamı ve Turistik Seyahatler
Dışişleri Bakanlığı kaynaklarına göre, imzalanan anlaşmanın öncelikli olarak hac ve umre ibadetleri dışındaki turistik seyahatleri kapsadığı belirtiliyor. Bu, anlaşmanın daha geniş bir kitleye hitap edeceğini ve turizm potansiyelini artıracağını gösteriyor. Türkiye'den hacca gidecek vatandaşların Diyanet İşleri Başkanlığı'nın her yıl düzenlediği kura ile belirlendiği ve bu organizasyonlara ilişkin özel protokollerin bulunduğu biliniyor. Diyanet'in verilerine göre, hacca giden Türk vatandaşlarının yüzde 60'ı Diyanet organizasyonları aracılığıyla, kalan yüzde 40'ı ise özel seyahat acenteleri tarafından Suudi Arabistan'a ulaştırılıyor. Bu yeni vize muafiyeti anlaşması, hac ve umre dışındaki seyahatlerde vize işlemlerinin ortadan kalkmasıyla birlikte, hem Türkiye'den Suudi Arabistan'a hem de Suudi Arabistan'dan Türkiye'ye yönelik turistik akışın artmasına katkı sağlayabilir.
İki Ülke İlişkilerinde Normalleşme Süreci
Cemal Kaşıkçı cinayetinin ardından derinleşen diplomatik kriz, Türkiye ve Suudi Arabistan arasındaki ilişkileri uzun bir süre olumsuz etkiledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın uluslararası platformlarda dile getirdiği sert eleştiriler, iki ülke arasındaki gerilimin boyutunu gözler önüne seriyordu. Ancak, 2021 yılından itibaren başlayan ve karşılıklı adımlarla ilerleyen normalleşme süreci, ilişkilerde yeni bir dönemin kapısını araladı. Türk-Suudi Koordinasyon Konseyi'nin yeniden faaliyete geçmesi ve üst düzey temasların sıklaşması, bu normalleşmenin somut göstergeleri olarak kabul ediliyor. Bu kapsamda imzalanan vize muafiyeti anlaşması, normalleşme sürecinin sadece diplomatik alanda kalmadığını, aynı zamanda ekonomik ve sosyal alanlara da yayıldığını teyit ediyor. Seyahat kolaylığının sağlanması, iki ülke halkları arasındaki bağları da güçlendirecek bir unsur olarak görülüyor.
Özet
- Türkiye ve Suudi Arabistan, diplomatik ve hususi pasaport sahipleri için vize muafiyeti sağlayan bir anlaşma imzaladı.
- Anlaşma, iki ülke arasındaki turistik ve iş seyahatlerini kolaylaştıracak.
- Bu adım, Cemal Kaşıkçı cinayeti sonrası gerilen ilişkilerin normalleşme sürecinde önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor.
- Suudi Arabistan vatandaşları zaten Türkiye'ye vizesiz giriş yapabiliyordu, anlaşma karşılıklılığı pekiştiriyor.
- Vize muafiyeti, hac ve umre dışındaki seyahatleri kapsayacak şekilde genişletildi.
- Türk-Suudi Koordinasyon Konseyi'nin yeniden aktif hale gelmesi, ilişkilerin güçlendiğinin bir işareti.







Aziz Yıldırım Fenerbahçe başkanlığına adaylığını açıkladı, diğer adaylara birleşme çağrısı yaptı

Hıdırellez 2026: Bakan Ersoy'dan barış mesajı, gül ağacı ritüelleri ve Kakava coşkusu

İran 'Savaş gemisi vuruldu' dedi, ABD'den jet yanıt geldi: Hürmüz'den gelen haberler piyasaları sarstı
