Trump yönetimi seçmen kütüklerini temizleme hamlesiyle yasal sınırları zorluyor
Adalet Bakanlığı, seçimlere 90 günden az süre kala toplu seçmen çıkarmalarını yasaklayan federal yasayı delmek için SAVE veritabanını kullanıyor ve bu durum hukuki savaşları tetikliyor.

TURKEY —
Gerçekler
- Adalet Bakanlığı, neredeyse tüm eyaletlerin seçmen kayıt dosyalarını talep ederek SAVE veritabanıyla vatandaş olmayanları tespit etmeye çalışıyor.
- SAVE sistemi, yanlış pozitif sonuçlar üretmeye yatkın bir federal göçmenlik veritabanı aracıdır.
- Ulusal Seçmen Kaydı Yasası (NVRA), seçimden 90 gün önce sistematik seçmen temizliğini yasaklıyor.
- 2014'te bir temyiz mahkemesi, Florida'nın seçime 90 gün kala SAVE verilerini kullanmasını engelledi.
- Yüksek Mahkeme, 2024'te Virginia'nın eski Valisi Glenn Youngkin'in seçimden günler önce seçmen temizliği programını yeniden başlatmasına izin verdi.
- Cumhuriyetçi Ulusal Komite, Arizona davasında Yüksek Mahkeme'den konuyu esastan görüşmesini istiyor.
- Idaho'da SAVE tabanlı bir inceleme, 1,1 milyon seçmenden 760'ını potansiyel vatandaş olmayan olarak işaretledi; ancak yalnızca 30'u kolluk kuvvetlerine sevk edildi.
Federal yasanın sessiz dönemi test ediliyor
On yıllardır, seçmen kütüklerinden toplu çıkarmaların seçimden en az 90 gün önce tamamlanması gerektiği genel kabul görmüştü. Ancak Cumhuriyetçiler ve Trump yönetimi, bu yasağı düzenleyen federal yasanın sınırlarını zorluyor. Başkan Donald Trump, vatandaş olmayanlar ve diğer uygun olmayan seçmenler için daha agresif seçmen kütüğü incelemeleri talep ediyor. Adalet Bakanlığı, neredeyse her eyaletin seçmen kayıt dosyasını elde etmek ve bu dosyaları şüpheli vatandaş olmayanlar açısından incelemek için kapsamlı bir çaba başlattı. Bu inceleme için Bakanlık, SAVE (Systematic Alien Verification for Entitlements) adlı federal göçmenlik veritabanı aracını kullanıyor. Ancak bu araç, yanlış pozitif sonuçlar üretmeye yatkın olduğu için eleştiriliyor. Bazı eyalet seçim yetkilileri, seçimden aylar veya haftalar önce isimleri silme özgürlüğü istediklerini belirtirken, diğer yetkililer ve seçmen savunucuları, uygun seçmenlerin oy kullanma hakkını kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğu konusunda uyarıyor. Özellikle Trump'ın daha fazla dahil olma çabasıyla birlikte, bu temizlik programlarının yoğunlaşması endişe yaratıyor.
SAVE veritabanı ve yanlış pozitif riski
SAVE veritabanı, vatandaş olmayanları tespit etmek için tasarlanmış olsa da, yanlış pozitif sonuçlar vermesiyle biliniyor. Geçen yıl Idaho'da yapılan bir SAVE tabanlı inceleme, yaklaşık 1,1 milyon kayıtlı seçmen arasından 760 potansiyel vatandaş olmayan tespit etti. Ancak daha ileri inceleme sonucunda bunlardan yalnızca 30'u, vatandaş olmayanların oy kullanmasıyla ilgili soruşturma için kolluk kuvvetlerine sevk edildi. Bu durum, SAVE'in ne kadar hatalı olabileceğini gösteriyor. Seçmen savunucuları, bu tür hataların masum vatandaşların oy kullanma hakkını kaybetmesine yol açabileceği konusunda uyarıyor. Trump yönetimi ise bu endişeleri reddederek, seçmen kütüklerinin temizliğinin seçim güvenliği için gerekli olduğunu savunuyor. Ancak yapılan araştırmalar, vatandaş olmayanların oy kullanmasının son derece nadir olduğunu gösteriyor. Trump ve üst düzey yetkililer, seçmen kütüklerinde yabancı akını olduğu iddiasında ısrar etse de, bu iddiaları destekleyen somut bir kanıt bulunmuyor.
Hukuki mücadele: Sessiz dönem istisnası mı?
Trump yönetimi ve Cumhuriyetçiler, NVRA'nın 90 günlük sessiz dönem yasağının, vatandaş olmayanlar gibi baştan kayıtlı olmaması gereken kişilere yönelik temizlikleri kapsamadığını savunuyor. Bu argüman, daha önce Virginia'da Cumhuriyetçi yetkililer tarafından öne sürülmüş, ancak bir temyiz mahkemesi tarafından reddedilmişti. Buna rağmen, Yüksek Mahkeme 2024 yılında Virginia'nın eski Valisi Glenn Youngkin'e, seçimden sadece günler önce eyalet kayıtlarını kullanarak şüpheli vatandaş olmayanları tespit eden bir seçmen temizliği programını yeniden başlatma izni verdi. (Demokrat Vali Abigail Spanberger bu yıl göreve geldiğinde programı resmen sonlandırdı ve dava da çözüme kavuşturuldu.) Şimdi ise Cumhuriyetçi Ulusal Komite, Arizona'dan gelen bir davada Yüksek Mahkeme'den konuyu esastan görüşmesini talep ediyor. Adalet Bakanlığı da eyalet kayıt dosyalarına erişim talebiyle ilgili davalarda, sessiz dönem yasağının yürüttüğü seçmen kütüğü incelemeleri için geçerli olmadığını iddia ediyor.
Ohio ve diğer eyaletlerde benzer girişimler
Ohio'da Cumhuriyetçi Dışişleri Bakanı Frank LaRose, SAVE ve eyaletin Motorlu Taşıtlar Dairesi verilerini kullanan liste bakım programlarını savunmak için benzer argümanlar öne sürüyor. LaRose, bu programların seçmen kütüklerini güncel tutmak için gerekli olduğunu belirtiyor. Birçok eyalette seçim yetkilileri, daha agresif liste bakım programları benimsiyor ve geliştirilmiş SAVE sistemiyle federal veritabanlarına daha geniş erişim sağlıyor. Ancak bu programlar, hatalı seçmen çıkarmalarına yol açabileceği için eleştiriliyor. Seçmen savunucuları, bu tür programların özellikle azınlık ve düşük gelirli seçmenleri orantısız şekilde etkileyebileceği uyarısında bulunuyor. Sessiz dönemin, hatalı çıkarmalara karşı bir güvence olduğunu ve bu dönemin kısaltılmasının seçmen haklarını ihlal edeceğini belirtiyorlar.
Uzmanlar uyarıyor: Federal hükümetin doğrudan müdahalesi endişe verici
Campaign Legal Center'ın kıdemli dava direktörü Brent Ferguson, Trump yönetiminin seçim sürecine federal hükümeti daha doğrudan dahil etme girişiminin, Cumhuriyetçilerin sessiz dönemle ilgili yasal argümanlarını 'daha endişe verici' hale getirdiğini söylüyor. Ferguson, 'Bu, federal hükümetin kendisinin seçimden günler önce seçmen kütüklerini temizlemeye çalıştığı bir durum yaratıyor ki bu açıkça yasa dışıdır' ifadelerini kullanıyor. Cumhuriyetçi Ulusal Komite Sözcüsü Zach Parkinson ise, 'Eyaletlerin ve özellikle seçim yetkililerinin işlerini yapmaması veya doğru seçmen kütükleri tutmaması gerektiği argümanı, bir teknik ayrıntı yüzünden saçmadır' diyerek eleştirilere yanıt veriyor. Parkinson, 'hayali bir kişinin oy hakkından mahrum kalabileceği gerekçesiyle seçim güvenliğini sağlayamayız' görüşünü dile getiriyor. Ancak seçmen hakları savunucuları, bu tür programların yeterli güvencelere sahip olmadığını ve hatalı çıkarmaların telafisinin zor olduğunu belirtiyor. Özellikle seçime yakın dönemde yapılan çıkarmaların, mağdurların oy kullanma hakkını geri kazanmasını neredeyse imkansız hale getirdiğine dikkat çekiyorlar.
Gelecek: Yüksek Mahkeme kararı belirleyici olacak
Cumhuriyetçi Ulusal Komite'nin Arizona davasında Yüksek Mahkeme'den esastan karar vermesini talep etmesi, sessiz dönem yasağının kapsamına ilişkin hukuki belirsizliği sona erdirebilir. Mahkemenin alacağı karar, eyaletlerin seçim öncesi seçmen kütüklerini temizleme yetkisini önemli ölçüde etkileyecek. Adalet Bakanlığı'nın eyalet kayıt dosyalarına erişim talebi de ayrı bir hukuki mücadele konusu. Bakanlık, sessiz dönem yasağının kendi yürüttüğü incelemeler için geçerli olmadığını savunurken, bazı eyaletler bu talebe direniyor. Önümüzdeki aylarda Yüksek Mahkeme'nin hem Arizona davasında hem de olası diğer davalarda vereceği kararlar, ABD'de seçmen kaydı ve seçim güvenliği tartışmalarının seyrini belirleyecek. Bu süreçte, milyonlarca seçmenin oy kullanma hakkı doğrudan etkilenebilir.
Seçmen güvenliği mi, oy hakkı ihlali mi?
Trump yönetiminin seçmen kütüklerini temizleme çabaları, seçim güvenliği ile oy hakkı arasındaki hassas dengeyi yeniden gündeme taşıyor. Bir yanda seçimlerin bütünlüğünü koruma amacı, diğer yanda masum vatandaşların oy kullanma hakkını kaybetme riski bulunuyor. Uzmanlar, SAVE gibi hatalı veritabanlarının kullanılmasının, özellikle azınlık grupları ve göçmen kökenli vatandaşları orantısız şekilde etkileyebileceği uyarısında bulunuyor. Ayrıca, seçime yakın dönemde yapılan temizliklerin, hatalı çıkarmaların düzeltilmesi için yeterli zaman bırakmadığı belirtiliyor. Sonuç olarak, bu tartışma sadece hukuki bir mesele değil, aynı zamanda demokratik katılımın temel ilkeleriyle ilgili bir sınav niteliği taşıyor. Yüksek Mahkeme'nin vereceği kararlar, Amerikan demokrasisinin geleceği açısından belirleyici olacak.
Özet
- Trump yönetimi, seçimden 90 gün önce toplu seçmen çıkarmalarını yasaklayan NVRA'yı delmeye çalışıyor.
- Adalet Bakanlığı, hatalı sonuçlar üreten SAVE veritabanını kullanarak vatandaş olmayanları tespit etmeye çalışıyor.
- Idaho'da SAVE incelemesi, 1,1 milyon seçmenden 760'ını potansiyel vatandaş olmayan olarak işaretledi; ancak yalnızca 30'u gerçekten şüpheliydi.
- Yüksek Mahkeme, 2024'te Virginia'nın seçimden günler önce seçmen temizliği yapmasına izin verdi.
- Cumhuriyetçi Ulusal Komite, Arizona davasında Yüksek Mahkeme'den sessiz dönem istisnasına ilişkin karar vermesini istiyor.
- Seçmen hakları savunucuları, bu programların özellikle azınlık ve düşük gelirli seçmenleri orantısız şekilde etkileyebileceği uyarısında bulunuyor.



Brighton'un yükselen formu Newcastle'ı tehdit ediyor: Premier Lig'de küme düşme korkusu

Everton, Tottenham ve Aston Villa, Milan'ın yıldızı Fofana için yarışa girdi

İZTO ve PTT'den KOBİ'lere nefes: 2026 sonuna kadar sabit tarifeli ihracat gönderimi
